F4e CEO’su İrem Yelkenci: “Hedefleriniz sorunlarınızı çözmüyorsa, sadece meşgulsünüz”
Yılın bu dönemi şirketler için yine aynı gündemle başlıyor: bütçeler kapanıyor, hedefler yazılıyor, strateji sunumları hazırlanıyor. Ancak iş dünyasında giderek daha fazla yönetici aynı soruyu soruyor:
Hazırlanan bu planlar gerçekten şirketi ileri mi taşıyor, yoksa sadece yapılacaklar listesi mi oluşturuyor?
Dijital dönüşüm ve stratejik yönetim alanında çalışan F4e CEO’su İrem Yelkenci’ye göre, birçok kurumun en büyük hatası stratejiyi “operasyonel kontrol listesine” indirgemesi.
“Şirketlerde hâlâ ‘verimliliği artıracağız’, ‘büyüyeceğiz’, ‘etkileşimi yükselteceğiz’ gibi genel ifadeler hedef olarak yazılıyor. Bunlar hedef değil, temenni. Strateji dediğimiz şey, organizasyonun karşı karşıya olduğu somut problemleri çözmeye dönük net taahhütler olmalı” diyor.
“Strateji artık rekabet değil, hayatta kalma meselesi”
Artan rekabet, maliyet baskısı, yapay zekâ yatırımları ve değişen müşteri davranışları CEO’ları daha sert kararlar almaya zorluyor. Yelkenci’ye göre bu ortamda “iyi hazırlanmış” değil, “acı gerçekleri kabul eden” stratejiler kazanıyor.
“Bugün strateji kurmak bir tercih değil, hayatta kalmak için zorunluluk. Eğer hedefleriniz şirketinizin gerçek zorluklarını açıkça tarif etmiyorsa; kârlılık nerede eriyor, müşteri neden kaybediliyor, süreçler nerede tıkanıyor bunları söylemiyorsa, aslında strateji yapmıyorsunuz. Sadece aktivite planlıyorsunuz.”
Aktivite çok, farklılaşma yok
Birçok kurumda onlarca proje ve inisiyatif yürütüldüğünü ancak somut etki üretilemediğini belirten Yelkenci, bunun temel nedeninin “stratejik netlik eksikliği” olduğunu söylüyor:
“Toplantılar artıyor, dashboard’lar çoğalıyor, raporlar hazırlanıyor ama rekabet avantajı oluşmuyor. Çünkü aktivite farklılaşma yaratmaz. Farkı yaratan şey, CEO’nun bizzat sahip çıktığı, ölçülebilir ve iddialı taahhütlerdir.”
“Strateji sunum değil, CEO imzası taşıyan taahhüttür”
Yelkenci’ye göre gerçek strateji; slayt dosyalarında değil, karar anlarında ortaya çıkıyor.
“Strateji bir PowerPoint değil. CEO tarafından yazılmış, ‘şu problemi şu tarihe kadar şu metrikle çözeceğim’ diye tarif edilen net sözlerdir. Zor, hatta rahatsız edici hedefler koymadan dönüşüm mümkün değil.”
Yönetim kurullarına çağrı
Özellikle yönetim kurullarının da bu bakış açısını benimsemesi gerektiğini vurgulayan Yelkenci, performans değerlendirmelerinde “faaliyet sayısı” yerine “ölçülebilir sonuçlara” odaklanılması gerektiğini belirtiyor:
“Daha çok proje değil, daha doğru öncelik. Daha çok rapor değil, daha net sonuç. Önümüzdeki dönemde kazanan şirketler; stratejiyi sunan değil, uygulayan ve sahiplenen liderler olacak.”












